Erteleme ile Nasıl Başa Çıkılır?


Erteleme olgusu modern yaşamın başlamasından bu yana var olmuştur. Herodot, Leonardo Da Vinci, Pablo Picasso, Benjamin Franklin ve Eleanor Roosevelt gibi tarihi figürler ertelemenin, sonuç alma da bir düşman olduğuna değinmiştir.


“Bugünden kurtularak yarının sorumluluğundan kaçamazsınız.” -Abraham Lincoln

Erteleme ile ilgili komik olan, hepimizin zararlı olduğunu bilmemize rağmen ertelemeye devam etmemizdir. Kim ertelemek ister? Kimse bunu yapmaktan hoşlanmaz. Okul yıllarında da sıkça karşılaşılan durum da budur. Dönemin başlarında rahatlamak, dışarı çıkmak için zamanımız olduğunu düşünür, çalışmayı erteleriz. Sınavlar yaklaştığında ise stres altında oluruz.



Ertelediğinizde, kısa vadede daha iyi hissedebilirsiniz, ancak uzun vadede acı verici olur. Erteleme nedeninin bir önemi yok. Bazı kişiler teslim tarihlerinin baskısını sever. Bazıları başarısız olmaktan korkar ve bu yüzden son ana kadar erteler. Tüm ertelemelerin ortak noktası ertelemenin bir bedeli olduğudur.


American Psychological Society dergisinde Dianne Tice ve Roy Baumeister tarafından yayınlanan çalışma erteleme maliyetini tartışıyor. Sonuçlar ise şu şekilde:


  • Depresyon

  • Mantıksız inançlar

  • Kendine güvensiz

  • Kaygı

  • Stres

Erteleme masum davranış değildir. Kendinizi ayarlayamama, düzene sokamama gibi konular bir zayıflık işaretidir. Bu açıdan ertelemeyi alkol ve uyuşturucu kullanımıyla bile benzetebiliriz.



Erteleme sadece sisteminize sızan bir alışkanlıktır. Bir fikir ya da hedef ile çalışmaya başlandığında; dikkat dağıtıcı şeyler; başka fikirler, başka fırsatlar, başarısızlık korkusu, kendi kendine olumsuz düşünme gibi faktörlerle işler ters gidebilir. Ve sonuçlar hep aynıdır: Hiçbir şey yapamazsınız.


Ertelemeyi Yenmek


Dianne Tice ve Roy Baumeister tarafından yapılan araştırmanın anahtar bulgusu şu şekilde:


“Mevcut kanıtlar, erteleyici kişilerin zamanında çalışmak yerine; son tarihin yaklaşmasıyla artan baskılar, onları çalışmaya zorlayana kadar zamanın tadını çıkardığını gösteriyor. Bu görüşe göre erteleme kendi kendini düzenleme eksikliğinden kaynaklanır ve dolayısıyla işi motive etmek için dışarıdan empoze edilen güçlere bağımlı olur.”

Öz-düzenleme, öz-denetim, irade değer verdiğimiz şeylerdir. Zihnimizde, hepimiz dahiyiz ve zihinsel olarak güçlüyüz. İş geldiğinde ise kaçarız.

Herkes konfor bölgesinin dışına çıkmaktan korkuyor. Cesur bir hareket yapmak cesaret ister. Ancak fatura ödeme, vergi ödemeleri, çıktı almak vb. küçük işleri tamamlama cesaret istemez.




Bir işin başlangıcı ile bitişi arasında bir an vardır. Erteleme eğrisi tam olarak üretken olmaktan vazgeçtiğiniz anı gösterir. Bir görev üzerinde çalışmaya başlarsınız, heyecanlanırsınız, odaklanırsınız, ancak bir süre sonra şunu düşünürsünüz: "Haberleri bir saniye okuyayım."

Her zaman sadece "bir şeyle" başlar. Game Of Thrones'in bir bölümünü izleyebilirim. Sonra YouTube'da bir video ve sonra bir tane daha. Ardından, biraz Instagram'a göz atarsınız. Bu her zaman bir patlama ile biter: “Bu, zamanımı boşa harcadığım son zaman!” dersiniz.


İrade ve Sistem


Gerçekten ihtiyacınız olan şey iş yapmak için bir sistem. Birçok insan rutinlerden, sistemlerden ve çerçevelerden uzak durur çünkü “özgürlüğe” sahip olmak ister. Üzgünüz: Özgürlük senin düşmanın. Gerçek şu ki, eğer işleri halletmek istiyorsan kurallara ihtiyacın var.

Araştırmada etkili olduğu kanıtlanan şeyler ise:


  • Kendine empoze edilen son tarih

  • Hesap verebilirlik sistemleri

  • Aralıklarla çalışmak

  • Günde 30 dakika egzersiz

  • Sağlıklı bir diyet

  • Dikkat dağıtıcı şeyleri ortadan kaldırmak

  • Ve en önemlisi: İç motivasyon


Doğru verimlilik taktiklerini birleştirirseniz, bir verimlilik sisteminiz vardır.

Son teslim tarihleri aciliyet yaratır, hesap verebilirlik sorumluluk yaratır, aralıklarla çalışmak odaklanmanızı arttırır, egzersiz yapmak size daha fazla enerji verir, sağlıklı bir diyet yapmak ve dikkat dağıtıcı şeyleri ortadan kaldırmak cazibeleri ortadan kaldırır.

Ancak, bir başarıya ulaşmak için yüksek kararlılığınız yoksa, size yardımcı olabilecek bir sistem de yoktur. İnsanlar bu kavramı çok karmaşık hale getiriyor, ancak çok basit: Yaptığınız şeyi neden yapıyorsunuz?

Neden bir şeyi yaptığınızı biliyorsanız, en sinir bozucu işler bile katlanılabilir hale gelir. Bu nedenle, işe dalmak yerine, bir adım geriye gidin, yaptığınız şeyi neden yaptığınızı düşünün ve daha sonra bunu destekleyen bir sisteme güvenin.